Home » 2009 » August

Yalandan sanat olur mu?

\

Yalandan sanat olur mu?

Çok acayip. Söylenen o ki GenPet diye yeni bir oyuncak yapılmış ve satılmaya başlanacak. Biyogenetik firmaları tarafından geliştirilmiş canlı hayvanlar bunlar. Eti var, kanı var, kemikleri var, kasları var. Yani pille çalışan ve bilinen robotlardan değiller. Zigot mikroenjeksiyon yöntemi ile (neyse o artık) yapılmışlar. Farklı türlerden alınmış farklı proteinlerden oluşturulmuşlar (allahım aklımızı koru). Olay o [...]

Yüzde 1.6′lık: Körü körüne öğrenmek

\ \ \

Yüzde 1.6′lık: Körü körüne öğrenmek

Televizyonda bir belgesel. Maymunlar ve insanlar arasındaki benzerlik ve farklılıkları araştırıyorlar. Amaç evrimin (evrim denince kapanır mı bu site?) bir yerinde birbirinden ayrılan insan ve maymun hangi farklı özelliklerinden dolayı bu kadar farklı türler oldu? Biri uzaya giderken nasıl oldu da biri daldan dala uçmakta kaldı… Genetik olarak bakıldığında maymunların bize en yakın olanıyla aramızda [...]

Cehenneme giden yol kanaat önderleriyle döşelidir

\ \

Cehenneme giden yol kanaat önderleriyle döşelidir

Eskiden Türk filmlerinde fakir ama gururlu gençler olurdu. Bu fakirler zenginliğe yatay geçebilmek için ne yaparlardı? Tabii ki çok çalışıp çabalayıp doğr yatırımların sonunda emeklerinin karşılığını ALMAZ, onun yerine gidip bir gazinoda keşfedilir ve paraya para demezlerdi. Pazarlama dünyasında fikir önderi ya da kanaat lideri denen insanlar da o gazinolardaki patronlar gibi işte. Siz milyonlarca [...]

Hotel California laylomların mı şeytanların mı?

\ \

Hotel California laylomların mı şeytanların mı?

Bir yandan bakıyorsunuz, güzel bir melodi ve mükemmel gitar sololarının olduğu, herkesin bir şekilde mırıldanabildiği hem popüler hem klasik bir müzik parçası. Sahile elinde gitarıyla oturan herkesin çalabilip hatta söyleyebildiği bir şarkı. Peki bu kadar basit mi bu şarkının hikayesi? Değil. Gelin sizinle hikayenin görünen ve görünmeyen yüzünü inceleyelim. Dışarı vermek istedikleri, basın ve halkın [...]

Dorian Gray’in Portresi kurumlarımız…

\ \

Dorian Gray’in Portresi kurumlarımız…

Edebiyat tarihindeki baş yapıtlardan biri “Dorian Gray’in Portresi”dir. Oscar Wilde tarafından 1890 yılında yazılmıştır. Gerek konusu gerekse yazımıyla hem yazarın hem de döneminin en ilginç eserlerinden biridir. Hikayesinin kahramanı Dorian Gray oldukça yakışıklı bir aristokrattır. Güzelliğini sonsuza kadar saklamak için bir yol bulur: Hikayeye adını veren portre devreye girer. BUna göre Dorian Gray asla yaşlanmayacaktır. [...]

Porno hakkımı istiyorum!..

\

Porno hakkımı istiyorum!..

Öncelikle şunu söyeyelim: Ülkemizde porno bu yılların, bu asrın ve hatta bu bin yılın olgusu değil. Binlerce yıldır bu topraklarda farklı medeniyetler ve imparatorluklarda vardı porno. Ben 70′li yıllardan seksenlerin sonuna kadar sinelalardan hatırlıyorum pornoyu. Sonra gizlice el altından satılan dergilerden, sonra poşet içinde satılan dergilerden, sonra yeni açılan televizyon kanallarından ve en sonunda da [...]

Barış Manço’nun Acayip Dünyası

\ \

Barış Manço’nun Acayip Dünyası

Türk müziğinin en önemli kilometre taşlarından biri olan Barış Manço’nun şarkılarında Oz Büyücüsü’nün romanını örnek aldığını biliyor muydunuz? Muhtemelen bilmiyordunuz. Ben sizin henüz bilmediğiniz bir şeyler biliyorum. Bu yönüye bile “muhtemeşen Barış Manço” yakıştırmasını çoktan hakeden sanatçı, 70′li yıllarda bir şarkı yazdı. Adı Nick The Chopper. Oduncu bir adamın hayatını anlatıyor bu şarkıda. Üstelik İngilizce. [...]

Transfer haberleri nereden çıkıyor?

\ \

Transfer haberleri nereden çıkıyor?

Herkes doğru yanlış birçok transfer haberinin çıktığından yakınıyor. Herkes bu haberlerin ne kadar yanlış olduğunu, transfer sezonu bittiğinde ne kadar yanlış bir yere bizi götüreceğini anlatıyor. Ama öyle ya da böyle bu haberler havada uçuşuyor ve herkes kendi takımıyla ilgili bir haber gördüğünde bunu mutlaka çevresinde birine veya takımının tartışma listesine göndermeyi ihmal etmiyor. Peki [...]

Frankly, my dear, I don’t give a damn

\

Frankly, my dear, I don’t give a damn

Dünyanın en romantik filmlerinden biri Rüzgar Gibi Geçti veya tüm dünyada bilinen adıyla Gone With The Wind. Aynı zamanda dünyanın en uzun ve zaman zaman da en sıkıcı filmlerinden biri. Büyük prodüksiyonların başlangıç devrinde arkasına o zamanın reklam imkanlarını da alarak yürümüş, büyümüş de büyümüş. Siz e başlıkta verdiğim cümle, filmin en tanınan cümlesi. Film [...]

Albert Camus: Futbol Fanatiği Bir Varoluşçu

\ \ \

Albert Camus: Futbol Fanatiği Bir Varoluşçu

Yazım tarafı mı daha iyi yoksa fikirleri mi… Yazar mı yoksa filozof mu?.. Tam ve kesin cevapları olan sorular değil bunlar. Ama ne olursa olsun eğer üstünde yazar olarak Camus geçen bir kitap okumadıysanız gidecek çok yolunuz var. En azınan edebiyat dünyasında. 1913 yılında Cezayir’de doğdu. O yıllarda bilindiği gibi Cezayir Fransızlar’ın elindeydi. Babası Cezayir [...]

Page 1 of 212