Ağlayan Çocuk resminin laneti
Bir dönem, 70li yıllardan itibaren hemen bütün evlerde bulunan mevcut resimlerden biriydi ağlayan çocuk resmi. Niyesini kimse bilmiyor. Hatta sonrasında evlerden dışarı çıkarak minibüslerde de kullanılmaya başlandı.
Ülkemiz -cik- ekiyle biten isimlerin hastasıydı o yıllarda: Sezercik, Zeynepçik… Belki de o yüzden bu resimler evlerimize çok asıldı diye düşünenler olabilir. Ama olay öyle değil. Bu resimleri yapan ressamın adı Giovanni Bragolin. Bu adamın yaptığı, özellikle evlerimize asılı olan tablo tüm Avrupa’da milyonlara varan adetlerde çoğaltılıp evlere asılmış. Hatta bizimki ve İtalyanlarınki gibi Akdeniz ülkelerinde değil… İngiltere gibi soğuk nevalelerin evlerinde bile baş köşede kendine yer bulmuş. Sebebini hala tam olarak anlayabilmiş değil kimse…
Ressam Giovanni abi çok enteresan. En az 10 tane ağlayan çocuk resmi var. Tombul yanaklı hüzünlü bakışlı, yanakları yaşlı bir sürü çocuk. Niye bunları çizdin abi sorusuna verdiği bir cevap yok. Kim bu çocuklar sorusunun onlarca cevabı var. İçlerinde en tutarlı olanı Romanya’da bir yetimhanedeki çocuklar bunlar. Abi günün birinde gidip hepsinin o hüzünlü dünyasını resmetmiş güya… Aman çok saçma deyip geçesi geliyor insanın.
Fakat İngiltere’nin bulvar gazetelerinde bu resimle ilgili lanet haberleri çıkmaya başlamış. Söylenen o ki bu resimler lanetliymiş. Giovanni abi bu bizim çocuğu çizdikten sonra bir yangın çıkmış, çocuk yanmış. Ama denen o ki çocuk yandıktan sonra ruhu resmin içine sıkışmış. (Koca The Sun gazetesi yalan yazar mı kardeşim) Ondan sonra bir dönem İngiltere’de bu resmin olduğu evlerde seri yangınlar başlamış. Olay o kadar abarmış ki ne zaman böyle bir yangın çıksa evde yanmamış tek şey olarak bu resim ve çerçevesi bulunuyormuş.
Akıllı İngiliz halkı bir ara evlerinden topluca bu resimleri sökerek atmaya başlamış. Bunun yalan dolan olduğu açık ama evlerden bu resmin atılması olayı o kadar açık değil. Olmuştur inanırım. Sonuçta Hoax kavramının mucitlerinden biri İngiltere.
Ben bu resmi ilk anneannemlerin evinde gördüm. O yıllarda 3 çocuk 5 torun sahibiydi anneannemler. Yani bir çocuk arzusuyla yanıp tutuşan insanlar olmamasına rağmen salonun baş köşesinde siyah tel birn çerçevenin içinde duvara asılıydı bu resim. Ben korkardım bu resimden. Genellikle oyun oynarken göz göze gelmemeye çalışırdım. Ama o ağlayan veledin hep göz ucuyla bana baktığını, ben kafayı çevirince gözlerini dik dik üstüme diktiğini bilirdim. Ama gidip içeride oynamayı da erkekliğime yedirmezdim. Ne zaman evden atıldı o resim bilmiyorum. Ama gidince derin bir nefes almıştım.
Lanetli olduğunu bilsem hiç gitmezdim o eve
No related posts.
Shortlink:
