Benim aşklarımın Sezeni
Küfür edesim geliyor. Sinirden kuduruyorum. Eğer yolda görsem kesinlikle ağzının ortasına bir tane çakmak isterdim. Yine neye sinirlendi bu şişko demeyin. Sezen’e sinirliyim bugün. Benim aşklarımın Sezen’ine. Biz sevmeyi öğrenirken, biz yaz aşkı kavramını Türk Dil Kurumu’na kazandırırken biz kafa bandı takan, ceketin kollarını sıyıran kuşak gelmeden, Michael Jackson gri bile olmadan önce Sezen dinleyen insanlardık. O zaman ne güzeldi o kadın ve onu dinlemek… İki karış üç parmak boyuyla boyunu ve haddini aşan sesiyle, buram buram başka bir şey şarkılarıyla enfesti.
Dört günlük bir şey işte diye bir şarkı söylerdi, sırf o sözler ziyan olmasın diye dört günlük aşk yaşamak moda olurdu. Ağlamak güzeldir derdi en omlayacak adamlar bile salıverirdi gözyaşlarını. Bir ikinci bahar söyledi, bir Firuze lafı etti ki bir daha kimse yanına yaklaşamadı bu şarkıların… Geleceğini söndürdü resmen. Hele kaset satışının icat edildiği yılların başında bir albüm çıkardı… Bitirdi bizi.
Ne ümitler yaşlandı gel zaman git zaman…
Sonra bir şey oldu. Kadın aşk şarkısı yerine “bişey şarkısı” yapmaya başladı. Yine çok beğenenleri oldu. Ama beni ve etrafımdaki bazı insanları kaybetti. Niyesini bilmiyorum. Şarkıları bende eşcinsel marşları izlenimi uyandırmaya başladı. Şarkılar sadece kadın şarkısı oldu sanki. Sevemedim, albümlerini alamadım. Konserlerine gidemedim. Yakınlarım onun konserlerine giderken ben yanlarında olmak istemedim. Sahnede onu gördüğümde başkasına bakıyormuş gibi oldum bakmak istemedim hatta…
Bana kendini sabahlara kadar dinleten, dinlemekten kasetler parçalatan Sezen nedense CD ortamına geçemedi. Olmadı.
Sezen’den soğumadım, onu bırakmadım. O beni bıraktı. Eski şarkılarını dinlerken (sen ağlama, küçüğüm, kaybolan yıllar) hala eskisi gibi göğsüm karıncalanıyor. Ama yenileri çaldığında midem kalkıyor. Bir süre bekledim ama sonra eskilerin gelmeyeceğini anlayıp onu bıraktım. En azından yenisini bıraktım.
Nerede hangi şarkıda bozulmaya başladığını soracak olursanız… Sanki Ada Vapuru derim…
No related posts.
Shortlink:
07/07/2009 - 11:00
Bir varmış bir yokmuş diye başlardı bütün masallar… Hani nerde o masum ve daha bozulmamış rüyalar… Sedef sedef olur açardı nilüferler. Ve kanatları tülden fil dişi kelebelekler bir martı bmisali tek başıma uçardım hani nerde üstünde uçtuğum mor denizler…
07/07/2009 - 12:04
http://ozguroguz.blogspot.com/2006/01/biliyorsun.html