İlkokul bitmişti. Artık resmen bir ortaokul çocuğuyduk. Sene 80′lerin en başıydı. Ülke darbe adını verdikleri o zamanlar bizim ne olduğunu anlayamadığımız bir şeyin içinden geçiyordu. Hiçbir şey yerli yerinde değildi. Aradığımız hiçbir şeyi alacak ne durumumuz vardı ne de zaten aradığımız ürünler satılıyordu. Daha yurt dışından ithal peynir getirilmesine bile üç dört sene vardı.
Bu yoklukm [...]
Ajda Pekkan, Belkıs Özener… Birisi batıyı biri ülkenin ta kendisini temsil ediyor. Birisi hala meşhur milyonlarca kaset yapmış albüm yapmış daha da yapıyor. Diğeri bu sıralarda eskilerde söylediği binlerce şarkıdan 15 tanesini bir albüme tıkıştırmış onu satmaya çalışıyor.
Ajda kendisi bizzat oynuyor filmlerde. Kendi sesiyle kendi saçı ve makyajıyla. Hiç de sırıtmıyor. Çünkü o zaten filmlerde [...]
Yıl başından bir gün önce… Yaşadığımız her şeyin aslında bir kabareden ibaret olduğunu hatırlatmak için…
What good is sitting alone in your room?
Come hear the music play.
Life is a Cabaret, old chum,
Come to the Cabaret.
Put down the knitting,
The book and the broom.
Time for a holiday.
Life is Cabaret, old chum,
Come to the Cabaret.
Come taste the wine,
Come hear [...]
Bazı şarkıcılar vardır dinler beğenir sonra da unutursunuz. Bazıları vardır onu tekrar tekrar hatırlamak istersiniz. Bilgisayarınızın bir köşesinde daima şarkılarını tutarsınız, beğenirsiniz ama neden beğendiğinizi bilmezsiniz. İnternette onun özel bir bilgisine rastlayınca bokunuzda boncuk bulmuş gibi sevinirsiniz. İşte Ayşegül Aldinç bu ikinci kategoriye giriyor.
Gazeteci yazar Orhan Aldinç’in kızı. 1962 doğumlu. Modern Folk Üçlüsü ile Eurovision’a [...]
Bu yazının babamın tamburu ile alakası yoktur. Bu yazı her erkeğin yüreğindeki ulaşamadıkları ile alakalıdır. Her erkeğin yüreğinde bir ulaşılamadık vardır.
Ben çok küçüktüm. O zamanlar evlerde ısınma odun ve kömür yardımıyla yapılmaktaydı. Sobaların arasında en prestijli olanları ise kovalı adı verilen, içinde gerçekten kova olan türdü. Sobanın içine kolayca konup çıkarılabilen bir kova düşünün. Böylece hem [...]
Eskiden Açık Öğretim Fakültesi vardı. Televizyondan dersler verilirdi. Bu dersler arasında vergi hukukundan tutun da otel işletmeciliğine kadar bir kova acayip şey olurdu. Ama biz zamane çocuklarının en sevdiği ders İngilizceydi. Çünkü İngilizce bayağı tiyatro gibi bir şeydi ve bize İngilizceyi sevdirerek öğretme gibi amacı vardı. Oradaki şovun da en sevdiğimiz parçalarından biri Francis Matthews [...]
Fransız. O bir rüya kadın kızı. O prenses Stephanie… O kadar severdim ki onu.
1965 doğumlu. Ama bizim hayatımızdaki yeri başkaydı. Seksenli yıllarda o gizemliydi. Prensesti. Hayatında acayip delikler vardı. Mesela annesi Grace Kelly, ki bundan sonra majesteleri dünyanın asil kadını olarak anılacaktır, ile araba yolculuğu yaparken bir trafik kazası geçirdi ve annesini kaybetti. Çok küçüktü. [...]