daha Yorgun Savaşçı
1934 yılında başlayan yaşamı hızlı bir biçimde 2009 yılında bitti. O bir yorgun savaşçıydı. O kötü zamanların acısını çekmiş bir yorgun savaşçıydı. O yorgun savaşçıyı çekmiş, onu yayımlatamamış, kopyalarını yaktırmış bir yorgun savaşçıydı.
Türk sinemasına 20′li yaşlarında girip 30′lu yaşlarında Gurbet Kuşları gibi filmler çekmişti. Türk sinemasının 60′lı yıllardaki doğumunda bulunmuş, elleriyle büyütmüştü. Tam Türk sineması sekse bulandı krize girdi derken televizyon filmlerini hayatımıza soktu.
Halen iyi bilinen Aşk-ı Memnu dizisini Müjde Ar gibi bir yıldız yaratma pahasına çekti. TRT o yıllarda birçok yeni yıldız yaratılmasına, belki de televizyon tarihinin ilk drama dizilerinin çekilmesine öncülük etmiş oldu. Bunun örnekleri bir başka yazı konusu.
O bir savaşçıydı. Bu da Yorgun Savaşçı filminde ortaya çıktı. Kemal Tahir’in o büyülü romanından yola çıktı. İyi bir bütçeyle senaristlik danışmanlık ne varsa yaptı bu film için. Ama gelin görün ki sene 1979 idi. Hemen akabinde ordu geldi iktidara. Olmaz dedi ordu. Sanat çok umuru değildi o zamanki ordunun. Türk ordusu kötü göserilemezdi. Manevi kişiliği tahkir ve tezyif edilemezdi. Olamazdı işte. Neler neler geçti filmin başından en sonunda 1993 yılında gösterime girdi televizyonlarda.
Entel dantel filmlerin bilinmeyen yönetmeni değildi. Vurun Kahpeye filmini de çekti, Teyzem filmini de, Aslan Pençesi filmini de… O bir savaşçıydı. Onu yormamalıydık.
No related posts.
Shortlink: