Eblehler tartışma yönetemez
İnternetin bize sağladığı en önemli imkanlardan biri tartışmak için kurulan elektronik posta listeleri oldu. Dünya ile kıyasladığınızda tartışma listeleri bizde oransal olarak daha çok ilgi gördü. Çünkü biz uzun zaman susturulmuş bir kuşaktık. Sen sus sen bilmezsin yönlendirmeleriyle büyütüldük. Büyüyünce de bize yaşatılanları alttan gelenlere yansıtarak fasit çemberin asla kırılmaması için elimizden geleni yaptık.
Ne zaman ki internet geldi, hepimiz şaşırdık. Çünkü çekinerek verdiğimiz fikirler insanlar tarafından dinlenir hale gelmişti. Bir şey söylüyordunuz ve bunun cevabını alıyordunuz. O kadar mutlu olmuştuk ki bu mutluluğun altından öyle kolayca kalkmak kolay olmayacaktı.
Ama her güzel şeyin sonu vardı. Tartışmaktan zevk alan ve bunun için internete girmiş kuşağın yenisi internet ortamıyla tanıştı. Bu kuşak biraz daha değişik, kadın karakterli bir yapıya sahipti. Öncelikle herkes onları bilsin, herkes onları sevsin fikirleri olmasa da yazdıklarıyla herkes ona bayılsın istiyordu bu kuşak.
İşte o andan itibaren dirlik bozuldu. Çünkü zaten adam adam tartışabilen kuşağın içine tartışma yöneticileri duhul oldu. Bu insanlar aynı alan adı alıp altını dolduramayan internet salakları gibiydi. Bir liste açmışlardı. Hasbelkader insanlar o listenin içine girmişti. Bir şekilde onun orada yönetici yetkileri vardı. İstediğini atar istediğini tutardı. Kendinden hem yaşça hem başça insanlara hötzöt yapabilmek ne kadar güzel bir duygudur yarabbim!.. Düşünsenize adam uğraşmış didinmiş ve bir bilgi birikimine sahip olup bu fikirleri ifşa edecek yeterliliğe sahip olmuş. Ama sen elinde aptal bir şifre ve olanca eblehliğinle adama cart curt yapıyorsun…
Öncelikle tartışma yönetmek ne menem bir iştir ona bakalım isterseniz: Tartışma akil adamlar arasında gerçekleşir. Herkes akil adamların tartışmasına akıl erdirecek kadar zeki olmayabilir. Bu noktada yöneten kişi akıllı olmasa bile akıllı davranıp ortada gözükmez. O insanların doğru biçimde tartışmasını sağlarken kendini de akıllı gibi gösterir.
Ama bizde genelde olan şudur: Yöneticiler zaman zaman tartışılanları o kadar çok kıskanır ki kendini akıllı gösterebilmek amacıyla abuk subuk yerlerinden konuya girmeye çalışır. Doğal olarak da tepki alırlar. İşte bu noktada yönetici kılıcını çeker. Çünkü egosu, benliği ve en önemlisi karizması yaralanmıştır. Önce birilerini atar, sonra bunu gerçeklemek için çeşitli bahaneler uydurmaya çalışır. Tartışma listesindekilerin canı sıkılır bundan. Bulaşmasın diye seslerini çıkarmazlar. Yönetici bunu onay görme olarak alır.
İşte bunun için eblehler tartışma listesi yönetemezler…
Bu yazılanların belirli bir kişi, kurum ya da kuruluşla ilgisi yoktur. Genel olarak bir değerlendirmeden ibarettir.
Gücü elinde tutan deyince konuyla ilgili bir polis fıkrası az önce ulaştı elime… Hemen yazıya ekleyeyim dedim:
Yolda çamurla oynayan küçük bir çocuk ordan geçen bir polisin ilgisini çeker ve çocuğa sorar;
-”Ne yapıyorsun ufaklık ?…” Çocuk da;
-”Polis yapıyorum” der..,
Bu cevap polisin hoşuna gider ve sorar;
-”Anlat bakalım nasıl yapıyosun polisi ?…”
Çocuk cevap verir;
-”Çamuru alıyorum içine su ve bok katıyorum polis oluyor “der…
Bunu duyan polis çocuğu bir güzel döver.Ertesi gün polis yine çocuğa
rastlar ve bakar çocuk yine çamurla birşeyler yapıyor..
-”Ne yapıyosun lan sen burda !..” Diye sorar…
Çocuk yine;
-”Polis yapıyorum !.. “der.
Polis;
-”Anlat bakiim nasıl yapıyosun?..
Çocuk aynı cevabı verir…
-”Çamur alıyorum su ve bok katıyorum polis oluyor…” der ve yine güzel
bir dayak yer !…
Ertesi gün yine herşey aynı…Polis bir hışımla gelir ve;
-”Ulan sen akıllanmicakmı sın ha; piç,velet,yine mi polis yapıyosun ?…”
der…
Çocuk bu sefer;
-”Hayır,polis değil asker yapıyorum !..” der.
Bu cevap üzerine polis;
-”Anlat bakalım askeri nasıl yapıyosun ?..” .
Çocuk;
-”Çamur ve su’yu karıştırıyorum asker oluyor !..” der.
Polis merakla;
-”Ee buna niye bok katmıyosun ?…” der…
Çocuk cevap verir;
-”Katınca polis oluyor !”
No related posts.
Shortlink: