Gerçeği yalnızca gerçeği söyleyeceğime…
Virüs gibi yayılan kampanyalara viral kampanya deniyor. Siz bir yerden taşı suya atıyorsunuz ve halkalar giderek büyüyerek çoğalıyor. Sorun şu ki… Halkalar yaratmak, virüsü yaymak, mesajı kitlelere duyurmak için yapmanız gereken şeylerin üst ve ahlaki sınırı yok.
Amaç mesajların kendini kopyalayarak, virüs gibi bölünerek çoğalmasıdır. Bu yüzden insanların bir başka yere göndermek isteyeceği güzelliklerden oluşmalıdır. Gören vay be demelidir. İçinde şirketin mesajını taşımalıdır. En önemlisi her pazarlama aktivitesi gibi müşterilerin ürüne bakış veya ürünün pazardaki satışında fark yaratması gerekmektedir.
Ancak ideale ulaşılmış mıdır? Şimdilik hayır… Türkiye’ye aynı reklamcılığın televizyonla birlikte geldiği ilk yılllarda yaşananlar tekrar etmeye başladı: Ortaya çıkan pazarlama aktiviteleri ürünü tanıtmak yerine tanıtımı yapan şirketi tanıtmaya başladı. “Hethöt.net şirketi sosyal medyaya şaane bi viral yapmış…” “Peki virali yapılan ürün ne… Dur dilimin ucunda. Neyse hatırlamadım…”
Sosyal medya kullanmaya zorla ikna olmuş şirketlerin kısıtlı internet bütçeleri işte birkaç kişinin özel tanıtımına alet edildi. Şirketler bunu hakediyordu aslında, çünkü kendilerine sunulan kampanyaları internetten arama zahmetine girmiyorlardı. Girip baksalar bu kampanyamsı aktiviteden birkaç tane daha olduğunu göreceklerdi. Gerçi milyon dolarlık reklam veren kocaman kocaman şirketler bunu yapıyor mu ki minicik viral bütçeli kurumlar bunu yapsın…
Ama lütfen geldiğimiz yere bir bakın: Bugün sosyal medyada kimse kimsenin söylediğine inanmaz hale geldi. Attığınız mesajlara aa ne güzel viral deniyor. Yabancı çobanın köyü yanrmış kimse inanmamış özdeyişi, çoban köyü yakınca hepimiz yakmış sayıldık şeklinde değişti. Bir yalancının varlığı köyün tamamını bozdu. Oldu mu? Olmadı.
Aklımda şahane bir fikir var: Twitter ve Facebook gibi ortamlara bir uygulama yazacak, kutsal kitaplardan koyacağım. Bu alanda doğru bir şey söylemek isteyen sanal olarak kitaplardan birine el basacak. Yine de yalan söyleyecek bunu da virale kullanacak olursa… Onu Allah’a havale ediyorum. Kelimenin her ve tüm anlamlarıyla…
İlgili yazılar:
- Yeni Rakı’nın eski reklamı Saf Türk içeceğinin özel sektöre devrinden sonra pazarlama çabaları büyük...
- Yemek Sepeti’ndeki hainler İsa’nın son yemeği insanylık tarihinin en bilindik ikonlarından biridir. İsa...
- Evrensellik balonu İnternet evrensel ya… Onun içindeki herşeyi de hemen evrensel yapalım....
- Abdullah Gül Twitter’da ne arıyor? Başlık yanlış anlaşılmaya müsait: Abdullah Gül‘ün ne işi var Twitter’da...
- Cehenneme giden yol kanaat önderleriyle döşelidir Eskiden Türk filmlerinde fakir ama gururlu gençler olurdu. Bu fakirler...
Shortlink: