İnternetin kaynağı açılıyor
İnternetin ilk geldiği yıllarda internet sitesi yapmak bizim için hayaldi. Netscape ve Explorer içindeki uyduruk programlarla siteler yapmaya çalışırdık. Çok komik şeyler çıkardı ortaya. Şöyle afilli bir sitesi olan, gerçek müteahhit muamelesi görürdü internet camiasından. Gerçi o zaman adam adam içerik yoktu ama yine de içindekiler javalar yeterdi sitenin beğeni görmesi için…
Sonra Front Page gibi programlar çıktı ve site yapmak nispeten kolay bir hale geldi. Bir süre fazla interaktif olmayan, tek interaktivitesi elektronik posta adresi olan siteler çıktı önümüze. Ama herşey o kadar çabuk gelişti ve istekler o denli çeşitlendi ki varolan programlar da yetersiz kalmaya başladı. Programların en yetersiz kaldığı zamanlar ise kullanıcıların sitelere üye olup kendi kullanıcı adı ve parolalarıyla girdiği siteler hayata geçirmesinde yaşandı.
İmkansız değildi böyle siteler yapmak. ASP ile programlama yapmak gerekiyordu. Bunun için ciddi bir bilgi birikimi şarttı. Bir de programcılarla bir takım kavgalar yapılması gerekiyordu. Çünkü normal şartlarda içerik ekibi dediğimiz gazete. dergi ve televizyon çalışanları teknik ekibin üstünde görünür, son kullanıcıyı bizzat tanıdıkları için onların dediği olurdu. Ancak internet ortamında bir şekilde ast üst kavgası yaşandığı işler daha kavgalı, daha sıkıtnılı ilerledi. Normalde bir haftada bitecek operasyonlar için bu ortamda iki üç katı vakit harcanmaya başlandı. Üstelik içerik sağlayıcılar için internete yazı girmek, gazeteye ya da dergiye girmekten daha zordu. Bir anket hazırlamak için dahi uzun upuzun bir çalışma gerekiyordu.
Ve sonra açık kaynak kodlu linux içinden yine açık kaynak kodlu php adı verilen bir teknoloji çıkıp geldi. PHP Nuke, Post Nuke gibi “anahtar teslim” portal programları sayesinde içerikçiler bir anda güçlerinin farkına vardılar. Çüknü yarım saatlik bir çalışmayla anketini kendinizin idare edebildiğiniz, sayfanın şeklini şemalini rengini kendiniz belirleyebildiğiniz siteler hazırlamaya başladılar. Site üye alabiliyordu, sitenin sağ ve solundaki kutulara değişik yazılar koyabiliyordunuz, sitenin kaç sayfa olduğu önemi değildi, dinamik sayfa ve konu dizinleri ortaya çıktı.
Bu tür bir sitenin bir sunucu üstünde tutulması, hostingi de çok ucuza çıkıyordu. Hayat çok güzelleşti birden. Şu anda çok kimse bu sistemi tanımıyor. Ama tanıyacak. Çok yakında bütün son kullaıcılar bu alana kayacak. Bu benim iddia ve bunu hep beraber göreceğiz. Sizlere “Sıfır Noktası”ndan hitabediyorum. Sıfırdan başlayarak her ay biz son kullanıcıların hapatını kolaylaştıracak şeyleri sunacağım size… İşte bu ay PHP ile giriş yaptım. Gelecek ay sıfırdan itibaren nasıl piyasadaki en önemli internet sitelerinin aynını yapabileceğinize dair bir şeyler sunacağım sizlere… Yeniden bize kucak açan PC World ile Sıfır Noktası”nda buluşmak çok güzel.
PCWorld dergisine ilk yazmaya başladığım zamanlaran kalma bir yazı. Muhtemelen 2000 sonrası ama 2004 öncesi olmalı… Bir zamanlar maziye bak neler neler göreceksin yazılarından biri…
No related posts.
Shortlink:
26/08/2009 - 14:49
Teknoloji ne kadar çabuk gelişiyor.